BAŞKANA ULAŞMAK MUCİZE: VATANDAŞ BÜROKRASİ ÇARKINDA EZİLİYOR
BAŞKANA ULAŞMAK MUCİZE: VATANDAŞ BÜROKRASİ ÇARKINDA EZİLİYOR
Seçim meydanlarında "Şeffaf yönetim", "Ulaşılabilir belediyecilik" ve "Halkla iç içe bir yönetim" sözleri veren yerel yöneticiler, koltuğa oturduktan sonra vatandaş ile aralarına geçilmez duvarlar örmeye devam ediyor.
Seçim meydanlarında "Şeffaf yönetim", "Ulaşılabilir belediyecilik" ve "Halkla iç içe bir yönetim" sözleri veren yerel yöneticiler, koltuğa oturduktan sonra vatandaş ile aralarına geçilmez duvarlar örmeye devam ediyor.
Türkiye genelinde birçok belediyede vatandaşların en doğal hakkı olan yerel yöneticiye ulaşma talebi; bürokratik engellere, geçiştirilen randevulara ve halk günlerinin kâğıt üzerinde kalmasına takılıyor.
Seçim döneminde kapı kapı gezen belediye başkanlarının, mazbatayı aldıktan sonra makam odalarına kapanması ve vatandaşla temasın kesilmesi yerel yönetimlerin en çok eleştirilen konularının başında geliyor.
1. Kâğıt Üstünde Kalan "Halk Günleri" ve Aşılması İmkânsız Barikatlar
Birçok belediye tarafından büyük reklamlarla duyurulan "Açık Kapı" veya "Halk Günü" uygulamaları, uygulamada vatandaş için tam bir zaman kaybına dönüşmüş durumda.
Aylar Süren Randevu Çilesi: Belediye başkanından randevu almak isteyen bir vatandaş, Özel Kalem barikatını aşmakta güçlük çekiyor. "Arayacağız", "Başkanın programı yoğun" ya da "Notunuzu aldık" denilerek aylar süren belirsizlikler yaşatılıyor.
Protokol Gösterisinden İbaret Görüşmeler: Düzenlenen halk günlerinde ise yüzlerce vatandaş adeta seri üretime alınmışçasına kısa sürelerle içeri alınıyor. Sorunlar derinlemesine dinlenmek yerine, yetkisiz personellere havale edilip geçiştiriliyor.
2. Sosyal Medya Şovları Var, Gerçek Temas Yok
Yeni nesil belediyecilik anlayışında başkanların saha gezileri ve halk temasları, gerçek bir dinleme mekanizmasından ziyade birer "halkla ilişkiler (PR) ve fotoğraf çekimi" organizasyonuna dönüşmüş durumda.
Kamera Bittiğinde Sohbet de Bitiyor: Esnaf ziyaretleri ya da Pazar turları sırasında kameralar karşısında sıcak pozlar veren başkanlar, kadraj kapandığı anda vatandaşın derdini dinlemeden alandan ayrılıyor.
Sosyal Medyadan Engellenen Vatandaşlar: Şeffaflık iddiasındaki belediye başkanları, sosyal medya hesaplarında belediyenin aksayan hizmetlerini eleştiren veya doğrudan soru soran vatandaşların yorumlarını gizliyor ya da kullanıcıları engelliyor.
3. "ALO 153" ve Beyaz Masa: Çözüm Değil, Oyalama Merkezi mi?
Başkanla görüşemeyen vatandaşın yönlendirildiği ALO 153 Çözüm Merkezleri ve Beyaz Masalar, çoğu zaman taleplerin sönümlendiği birer bürokrasi çarkına dönüşüyor.
Kalıp Mesajlarla Kapatılan Dosyalar: Vatandaşın ilettiği altyapı, çevre veya sosyal destek taleplerine günlerce süren incelemelerin ardından yalnızca "Talebiniz ilgili birime aktarılmıştır" şeklinde standart, otomatik yanıtlar veriliyor.
Takipsizlik ve Sahipsizlik: Sistemde "Tamamlandı" olarak kapatılan birçok şikâyetin sahada aslında hiç çözülmediği, vatandaşın tekrar tekrar aynı sorun için aramak zorunda kaldığı görülüyor.
4. Mahalle Muhtarları da İletişimsizlikten Şikâyetçi
Sadece sade vatandaş değil, mahallenin oyunu alarak seçilmiş muhtarlar dahi bölgelerinin hayati sorunlarını belediye başkanlarına iletmekte zorlanıyor.
Yılda Bir Yapılan Toplantılar Yetersiz: Başkanların muhtarlarla yaptığı toplu istişare toplantıları yılda birkaç kezle sınırlı kalıyor. Bu toplantılar da samimi bir sorun çözme zemininden ziyade, belediyenin icraat sunumlarının yapıldığı meclislere dönüşüyor.
Oy İsterken "Halkım", Koltuktayken "Randevunuz Var mı?"
Yerel seçimlerin ardından koltuğa oturan yöneticilerin, kendilerini o makama getiren asil iradeyi –yani vatandaşı– unutması kronik bir sorun olmaya devam ediyor. Vatandaş, sosyal medyada paylaşılacak renkli fotoğraflar veya protokol ağırlamaları değil; kapısı gerçekten açık, derdini dinleyen ve sorununa doğrudan dokunan bir yönetim anlayışı bekliyor.
Abdulkadir Şanlı - 63 Olay Haber
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
