Hafriyat Maliyetlerindeki Kontrolsüz Artış Inşaat Sektörünü Zorluyor
Hafriyat Maliyetlerindeki Kontrolsüz Artış Inşaat Sektörünü Zorluyor
Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, son dönemde hızla yükselen hafriyat kazı ve döküm maliyetlerinin inşaat sektörünü ciddi şekilde zorladığını belirterek, özellikle hafriyat döküm ücretlerinin makul seviyelere çekilmesi ve sektörde rekabet ortamının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, son dönemde hızla yükselen hafriyat kazı ve döküm maliyetlerinin inşaat sektörünü ciddi şekilde zorladığını belirterek, özellikle hafriyat döküm ücretlerinin makul seviyelere çekilmesi ve sektörde rekabet ortamının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İnşaat sektöründe son yıllarda yaşanan maliyet artışlarının yalnızca demir, çimento ve işçilik gibi temel girdilerle sınırlı kalmadığını belirten MİMDER Başkanı Hamza Can, hafriyat giderlerinin birçok projede en önemli maliyet kalemlerinden biri hâline geldiğini ifade etti. Can, güncel uygulamalarda hafriyat kazı ücretlerinin zeminin yapısına göre metreküp başına yaklaşık 135 liradan başlayıp 500 liraya kadar çıkabildiğini belirterek, yumuşak zeminlerde daha düşük maliyetlerle gerçekleştirilebilen kazı çalışmalarının, sert ve kayalık zeminlerde kullanılan ağır iş makineleri, yüksek yakıt tüketimi ve uzun çalışma süreleri nedeniyle katlanarak arttığını söyledi.
"Maliyet baskısı her geçen gün büyüyor"
Asıl sorunun yalnızca kazı maliyetleri olmadığını vurgulayan Hamza Can, hafriyat döküm ücretlerinde yaşanan artışın sektörü daha da zorladığını dile getirdi. Bazı bölgelerde bir kamyon hafriyatın döküm maliyetinin 20 bin liraya kadar yükseldiğine dikkat çeken Can, bu rakamların yatırımcılar açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti.
"Bugün gelinen noktada iki kamyon hafriyatın maliyeti neredeyse bir asgari ücret seviyesine ulaşmış durumda. Bu tablo, sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskısını açıkça ortaya koyuyor." diyen Can, hafriyat giderlerindeki yükselişin inşaat yatırımlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Maliyetler milyonlarca liraya ulaşabiliyor
Bir yapının hafriyat giderlerinin bulunduğu arazinin özelliklerine göre büyük farklılık gösterdiğini belirten Can, uygun zeminlerde 50 bin ila 100 bin lira seviyesinde gerçekleşebilen hafriyat maliyetlerinin; arazinin eğimi, kazı derinliği, zeminin jeolojik yapısı ve projenin büyüklüğüne bağlı olarak milyonlarca liraya ulaşabildiğini kaydetti.
Özellikle büyük ölçekli projelerde hafriyat maliyetlerinin 5 milyon liradan başlayıp 25 milyon liraya kadar çıkabildiğini ifade eden Can, bu durumun yatırım maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını söyledi.
"Döküm ücretleri makul seviyeye çekilmeli"
Her projenin zemin yapısının farklı olduğunu ve maliyet değişikliklerinin doğal karşılanması gerektiğini belirten Hamza Can, sektörün asıl şikâyetinin teknik zorunluluklardan değil, fiyat oluşumundaki dengesizliklerden kaynaklandığını dile getirdi.
Özellikle belediyeler tarafından belirlenen hafriyat döküm ücretleri ile bazı bölgelerde hafriyat firmalarının benzer fiyat politikaları uyguladığı yönündeki iddiaların piyasanın sağlıklı işleyişi konusunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade eden Can, rekabetin zayıfladığı ortamlarda oluşan yüksek fiyatların doğrudan yatırım maliyetlerini artırdığına dikkat çekti.
"Yüksek maliyetler konut fiyatlarına yansıyor"
Hafriyat giderlerindeki artışın yalnızca müteahhitleri ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Can, inşaatta oluşan her maliyet artışının en sonunda konut ve iş yeri satış fiyatlarına yansıdığını söyledi.
Yüksek hafriyat maliyetlerinin vatandaşın konuta erişimini zorlaştıran önemli unsurlardan biri hâline geldiğini ifade eden Can, sektörün sürdürülebilirliği açısından çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti.
"Serbest rekabet güçlendirilmeli"
MİMDER Başkanı Hamza Can, inşaat sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotif alanlarından biri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Hafriyat döküm sahalarının artırılması, alternatif döküm alanlarının oluşturulması, fiyatlandırma süreçlerinin şeffaflaştırılması, ücretlerin ödenebilir seviyelere çekilmesi ve serbest rekabet ortamının güçlendirilmesi hem yatırımcı hem de vatandaş açısından önemli kazanımlar sağlayacaktır."
63 Olay Haber
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
