Şanlıurfa'daki Camilerin Hasar Durumu İçin Bilirkişi Çağrısı
Şanlıurfa'daki Camilerin Hasar Durumu İçin Bilirkişi Çağrısı
2023 depremlerinin ardından yürütülen hasar tespit çalışmalarındaki hukuki ve bürokratik boşluklar nedeniyle Şanlıurfa’da çok sayıda caminin yıkım tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öne sürüldü. İnşaat Mühendisi İbrahim Halil Öge, acil kodlu yüzey incelemeleri sonrası "orta hasarlı" olarak kayıtlara geçen onlarca caminin, itiraz edeni olmadığı için "ağır hasarlı" statüsüne geçerek yıkım kararı alındığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
2023 depremlerinin ardından yürütülen hasar tespit çalışmalarındaki hukuki ve bürokratik boşluklar nedeniyle Şanlıurfa’da çok sayıda caminin yıkım tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öne sürüldü. İnşaat Mühendisi İbrahim Halil Öge, acil kodlu yüzey incelemeleri sonrası "orta hasarlı" olarak kayıtlara geçen onlarca caminin, itiraz edeni olmadığı için "ağır hasarlı" statüsüne geçerek yıkım kararı alındığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Şanlıurfa’da deprem sonrası yürütülen bina hasar tespiti süreçlerine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. İnşaat Mühendisi İbrahim Halil Öge, afet sonrası yapılan ilk taramalarda zaman kısıtı nedeniyle "yüzeysel gözlem" tekniğinin uygulandığını ve bu süreçte yüz binlerce yapının durumunun belirlendiğini hatırlattı.
Mülkiyet Sahipsizliği Camileri Yıkıma Sürüklüyor
Özel mülk sahiplerinin kendi binaları için yasal itiraz haklarını kullanarak hak kaybının önüne geçtiğini vurgulayan Öge, ibadethanelerde ise durumun tam tersi işlediğini ifade etti. Camilerin mülkiyet ve hak sahipliği yapısındaki boşluklar nedeniyle süreci takip edecek bir tarafın bulunmadığına dikkat çeken Öge, şu değerlendirmede bulundu:
"Cami yapılarımızın mülkiyeti ve yapı hak sahipliğindeki boşluktan dolayı camilerimize verilen 'orta hasarlı' tespitine itiraz edecek kimse olmadığından; onlarca, belki yüzlerce cami ilgili AFAD yönetmeliği gereği 'ağır hasarlı' yapı olarak kaydedilmiş ve gerekli hukuki süreç ilerletilerek yıkım kararları alınmıştır."
"Teknik Değil, Hukuki Bir Boşluk"
Gündemde yer alan 11 Nisan Kurtuluş Camisi örneğine işaret eden Öge, Şanlıurfa genelinde derinlikli bir teknik rapor hazırlanmadan, yalnızca basit duvar çatlakları nedeniyle yıkım riski taşıyan çok sayıda ibadethanenin bulunduğunu belirtti. Durumun teknik bir yetersizlikten ziyade hukuki prosedür aksaklığından kaynaklandığını savunan Öge, yerel yönetimler ve kamu kurumlarına çağrıda bulundu:
"Bu noktada Valilik, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Kaymakamlıklar ve Belediyelerimize ciddi sorumluluk düşüyor. Yıkım kararı alınmış bunca caminin bilirkişi nezdinde incelenip sağlıklı bir teknik rapor sonucunda tekrar gözden geçirilmesi elzemdir. Aksi takdirde milyonlarca TL maliyeti olan sağlam yapılarımız, hem de Allah’ın evi olarak kabul ettiğimiz yapılarımız gereksiz bir şekilde moloz yığınına dönüştürülecek, israf edilecektir."
Şanlıurfa’da yıkım kararı verilen ve "orta hasarlı" statüsünden itiraz edilmediği için "ağır hasarlı"ya dönüştüğü iddia edilen camilerin durumuna ilişkin resmi makamlardan nasıl bir adım atılacağı merakla bekleniyor.
63 Olay Haber
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
