İnsanoğlu yaratılışından bu yana hep kolaya kaçmak istemiştir, zoru gördüğü zaman meydandan kaçmayı uyanıklık zannedip hep başkasını öne sürmüştür. “ Benim annem ağlayacağına başkasının annesi ağlasın. “ Prensibiyle hareket edip empatiden uzak, egoist duygularını şaha kaldırıp uyanık geçinmeye çalışmıştır.
Oysa ki çok azı puslu havada dağa çıkarsan kurtlarla mücadeleyi göze almalısın düşüncesiyle hareket eder ve bu yüzden bir çok toplum huzur, birlik ve dayanışmadan uzak harçı merç bir biçimde sürekli stres içinde yaşayıp zamanla sağlığından olur.
Halbuki başta yöneticilik rütbesinde olan insanlar olmak üzere karşısındaki insanla empati kurmayı, kendisi için istediği şeyleri bütün toplum için istemeyi adet edinseler hiç akıllarına gelmeyen çok güzel olaylar toplumu ihate edip, pozitif düşünceler içinde akla hayale gelmeyen güzel şeyler inkişaf olacaktır ve böylece bütün bireyler huzur içinde yaşamını sürdüreceklerdir.
Bütün bu güzellikler için haydi toplumca empati kurmayı kendimize prensip edinip herd-i dünyada saadete erişelim.
