Anasayfa Foto Galeri Albüm Bu albüm 127 kez görütülendi.
 

Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Sadece bir şehre değil; insanlığın ortak hafızasına, medeniyetin ilk adımlarına ve efsanelerin kalbine davetlisiniz. Burası, her sokağıyla yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın tarihine ışık tutan, "Peygamberler Şehri" Şanlıurfa. Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık gizeminden Balıklıgöl’ün huzur veren sularına; Harran’ın konik evlerinden Halfeti’nin sular altında kalmış tarihine kadar her noktası birer mucizeye ev sahipliği yapan bu topraklar, ziyaretçilerini mistik bir rüyanın içine çekiyor. Sadece taşların ve yapıların değil; isotun kokusunun, mırranın acı ama derin tadının ve bir Sıra Gecesi’nde yankılanan yanık türkülerin şehrindesiniz. Eğer Şanlıurfa’yı ziyaret etmeyi planlıyorsanız, sadece bir çanta değil; merak dolu bir zihin ve her lezzeti tatmaya hazır bir iştah hazırlamalısınız. Arkeolojik keşiflerin heyecanını, efsanelerin derinliğini ve dünyanın en zengin mozaik kültürlerinden birini bir arada bulacağınız bu kadim kentte, gezinizi çok daha keyifli ve anlamlı kılacak tüm detayları sizin için derledik. Şimdi arkanıza yaslanın ve Şanlıurfa’nın her köşesine dokunan bu rehberle, binlerce yıllık bir mirası keşfetmeye başlayın!
Ekleme Tarihi: 03.02.2026 - 14:40

Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Sadece bir şehre değil; insanlığın ortak hafızasına, medeniyetin ilk adımlarına ve efsanelerin kalbine davetlisiniz. Burası, her sokağıyla yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın tarihine ışık tutan, "Peygamberler Şehri" Şanlıurfa. Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık gizeminden Balıklıgöl’ün huzur veren sularına; Harran’ın konik evlerinden Halfeti’nin sular altında kalmış tarihine kadar her noktası birer mucizeye ev sahipliği yapan bu topraklar, ziyaretçilerini mistik bir rüyanın içine çekiyor. Sadece taşların ve yapıların değil; isotun kokusunun, mırranın acı ama derin tadının ve bir Sıra Gecesi’nde yankılanan yanık türkülerin şehrindesiniz. Eğer Şanlıurfa’yı ziyaret etmeyi planlıyorsanız, sadece bir çanta değil; merak dolu bir zihin ve her lezzeti tatmaya hazır bir iştah hazırlamalısınız. Arkeolojik keşiflerin heyecanını, efsanelerin derinliğini ve dünyanın en zengin mozaik kültürlerinden birini bir arada bulacağınız bu kadim kentte, gezinizi çok daha keyifli ve anlamlı kılacak tüm detayları sizin için derledik. Şimdi arkanıza yaslanın ve Şanlıurfa’nın her köşesine dokunan bu rehberle, binlerce yıllık bir mirası keşfetmeye başlayın!
1/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Yine Hz. İbrahim’in hikâyesiyle bağlantılı bir nokta. Balıklıgöl’le çok yakın konumlanan Aynzeliha Gölü çok daha küçük. Gelgelelim efsanesinin büyüklüğüyle dikkat çekiyor. Rivayete göre Nemrut, Hz. İbrahim’i putlara tapmayı reddettiği için ateşe attırmak istiyor. Nemrut’un üvey kızı Zeliha da Hz. İbrahim’le birlikte yanmak niyetinde. Burada da benzer bir şey yaşanıyor: Ateş suya, odunlar balıklara dönüşüyor. Göle de Aynzeliha yani Zeliha’nın Gözü Gölü adı veriliyor. Aynzeliha Gölü’nün içindeki sazan balıkları da kutsal kabul ediliyor, bu balıklara zarar verilmesi kesinlikle yasak. Sen de bu göle gidip turkuaz renkli manzara eşliğinde dilek dileyebilirsin. Balıkları seyredebilirsin. Göle gül yaprağı atan kadınlara rastlarsan Zeliha’yı andıklarını söyleyelim. Her gün ziyaret edebileceğin gölde gün batımı oldukça etkileyici, dilersen buradaki ışıkları fotoğraflayabilirsin.

2/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Balıklıgöl’ün yanında konumlanan Halil-ür Rahman Camii 1211 yılında Eyyubiler tarafından yapılıyor. Burası Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olarak düşünüldüğünden din tarihinde büyük önem taşıyor. Gölün kenarındaki zarif minaresiyle Şanlıurfa denince gözde canlandırılan simgelerden olan cami, taş kemerleri ve avlusuyla da dikkat çekiyor. Avluda Halil-ür Rahman Türbesi bulunan cami, Balıklıgöl kompleksinin bir parçası olarak ziyaret edilebilir.

3/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Fırat Nehri’nin kıyısında yer alan Şanlıurfa ilçesi, eski ve yeni Halfeti olarak ikiye ayrılıyor. Eski Halfeti 1990’larda Birecik Barajı’nın yapımıyla kısmen sular altında kalıyor. Bunun üzerine Yeni Halfeti inşa ediliyor. Turistik tesisler genelde Yeni Halfeti’de konumlanıyor ama tekne turlarıyla sular altında kalan Saklı Halfeti’yi gezmek de ayrı bir keyif sunuyor. Halfeti’ye geldiysen bu turlara katılıp eski evlerin kalıntılarını görebilir, daha sonra Rumkale’yi ziyaret edip Fırat Nehri’ni seyredebilirsin. Dilersen dünyada nadiren yetişen siyah gülü görmek için siyah gül bahçelerine gidebilirsin. Biraz daha maceracı bir tatil peşindeysen Fırat Nehri’nin çevresinde trekking de yapabilirsin.

4/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Birecik Kelaynak Üreme İstasyonu 1977’de 2 ergin ve 9 yavruyu koruma çalışmalarıyla hizmete başlıyor. Bugün 300’ü aşkın kelaynağa yuva olan istasyon turistik açıdan da büyük ilgi görüyor. Dilersen Fırat Nehri’nin kıyısında güzel bir yürüyüş yapabilir, daha sonra buraya gelip kuşları gözlemleyebilirsin. Fotoğraf çekmeyi seviyorsan kuşlarla birlikte nehir manzarasını kadrajına sığdırabilir, muhteşem görüntülerle buradan ayrılabilirsin. İstasyonun tadını en güzel şekilde çıkarabilmen için sabah saatlerinde gelmeni tavsiye ediyoruz. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu kuşları korumak ve soylarının devamını sağlamak amacıyla kurulan istasyonu ziyaret edebilmen için belli bir dönemde gitmen gerekiyor. Çünkü kuşlar yalnızca şubat-haziran dönemlerinde burada kalıyor, daha sonrasında Afrika’ya göç ediyor.

5/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa’nın tarihî önemi ve eserleri pek çok insanı büyülüyor. Harran Antik Kenti bu tarihî öneme bambaşka bir boyut getiriyor. Burası UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor! Şanlıurfa’ya yaklaşık 45 kilometre uzaklıktaki antik kent dünyanın en eski sürekli yerleşim yerlerinden biri kabul ediliyor. Yaklaşık MÖ 4000 yıl öncesinden bu yana var olduğu düşünülen antik kent bilgelik, ticaret ve astroloji merkezi olarak kullanılmış. Sümercedeki anlamıyla Kervan Yolu demek olan kentin bir süreliğine Hz. İbrahim’e de yuva olduğu düşünülüyor. Harran Antik Kenti’nde çok kıymetli noktalar bulunuyor. Bunlardan biri olan Harran Ulu Camii, Anadolu’nun en eski camisi kabul ediliyor. Günümüze sadece minaresi ve sütun kalıntıları ulaşmış olan caminin altında yapılan kazılarda Roma Dönemi’ne ait bir tapınağın kalıntılarına da ulaşılmış. Orijinal hâlinin devasa olduğu varsayılan yapıyı gelip yerinde görebilirsin. Camiden sonra Harran Kalesi’ni de ziyaret edebilirsin. Temelleri Roma döneminde atılmış olan kale hem gözetleme hem savunma amaçlı kullanılmış. Taş blokları hâlâ sağlam olan kalenin iç kesiminde sarnıç ve geçitlerin kalıntıları görülüyor. Dilersen buradan Harran Üniversitesinin kalıntılarına geçebilirsin. İslam dünyasının ilk üniversitelerinden biri olan bu üniversitede felsefe, astronomi, matematik, tıp ve simya öğretiliyormuş. Günümüzde sütun ve temel taşlarından ibaret olsa da tarihî önemi sebebiyle görülmeye değer.

6/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa’daki pek çok nokta gibi Karahantepe de tarihe ışık tutuyor. Yaklaşık 11 bin yıl öncesine uzandığı düşünülen Karahantepe aslında Göbeklitepe’yle aynı döneme ait. Yine burada da Göbeklitepe’deki gibi dev taş sütunlara rastlanıyor. Gelgelelim Göbeklitepe’nin aksine burada sütunlarda hayvan figürleri değil, insan figürleri ve yüz kabartmaları bulunuyor. Özellikle insan başlı odalar ve yılan kabartmalarıyla dolu koridor ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor.

7/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa Kalesi’nin bulunduğu nokta kentin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Zira geçmişi MÖ 3500’lere dek uzanıyor. Kalenin büyük bir kısmıysa Bizans döneminde inşa ediliyor. Daha sonra Eyyubiler ve Osmanlılar tarafından kullanılıyor. Çevresinde surlar, sarnıçlar ve geçitler bulunan kalenin girişindeki iki dev sütun Urfa’nın sembolleri arasında yer alıyor. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldığı sırada mancınıkla bu sütunların arasından fırlatılmış. Tepesinden Urfa’yı seyredebileceğin bu müze hafta içi her gün 08.30-17.30 arasında açık ve Müzekart’la girmek mümkün.

8/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

2015 yılında ziyarete açılan Haleplibahçe Mozaik Müzesi’nde yakın çevredeki kazılar neticesinde elde edilen Roma ve Bizans dönemi mozaikleri sergileniyor. Genelde villa zeminlerinden oluşan koleksiyonda bilhassa görmeni tavsiye ettiklerimiz şunlar: Amazon Villası, Orpheus Mozaiği ve Akilleus Mozaiği. Müze pazartesi günleri kapalı olabileceğinden gitmeden önce ziyaret günlerini ve saatlerini kontrol edebilirsin. Mozaikleri daha iyi anlamak istersen rehberli turlardan ya da sesli rehberden faydalanabilirsin.

9/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Soğmatar Antik Kenti’nin geçmişinin MS 2. yüzyıla dek uzandığı düşünülüyor. Burası Ay Tanrısı ve gezegen tanrılarına tapınma noktası olarak biliniyormuş. Hz. Musa döneminde yaşayan Sabii halkının ibadet merkezi olan bu antik kentte kaya mezarlarına, tapınak kalıntılarına ve yazıtlara rastlayabilirsin. Kayaya oyulmuş muazzam heykelleriyle kutsal tepeyi görebilirsin. Bol bol fotoğraf çekerek bu olağanüstü görüntüleri sevdiklerinle paylaşmak için kayıt altına alabilirsin. Antik kentin ismi Arapça matar yani yağmur kelimesinden geliyor. Bunun sebebinin de bölgedeki su birikintileri ve kaynakları olduğu düşünülüyor. Rivayete göre Hz. Musa’nın da bir süre yaşadığı antik kente gelmişken Pognon Mağarası’nı da görmeni tavsiye ediyoruz.

10/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şuayb ve Soğmatar antik kentlerini ziyarete geldiysen Bozda Mağaraları’na uğramamak olmaz. Roma ve Bizans döneminden itibaren kullanılan bu mağaraların taş ocağı ve tapınak amaçlı hizmet verdiği düşünülüyor. İçlerinde uzun galeriler, tüneller ve odacıklar bulunan mağaralarda bazı taşların üzerinde oyma ve yazıtlar görülüyor. Bunların da yine antik ritüellerle ilintili olduğu düşünülüyor. Mağaraların antik kentlerle birlikte astronomi için kullanıldığı da bir başka görüş. Mağaralara giriş ücretsiz ama hazırlıksız gelmemeni tavsiye ederiz. Yürüyüş ayakkabılarını giymen ve yanına fener alman gezini kolaylaştıracaktır. Fotoğrafçıların karelerinde sık sık yer alan bu mağaraları ziyaret ettiğin vakti gün batımına denk getirebilir ve taş oluşumların sebep olduğu renk geçişlerine hayran olabilirsin.

11/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa’nın en eski çarşılarından Bakırcılar Çarşısı’nın geçmişi de 16. yüzyıla dek uzanıyor. Burası genelde el işçiliği ürünlerin üretildiği bir yer olarak varlığını sürdürüyor. Şanlıurfa’nın Güneydoğu Anadolu’nun önemli zanaat merkezlerinden olmasında katkısı bulunan bu çarşıda ev eşyası, ibrik, kazan, tepsi, kahve seti gibi ürünler el yapımı olarak üretiliyordu. Bugün de el dövmesi bakır işçiliği varlığını sürdürüyor. Çarşıya gelip çekiç seslerine kulak kabartabilir, el yapımı ürünlerden cezveler, bakır tabaklar, tepsiler, el işlemeleri duvar süsleri satın alabilirsin. Çalışırken türküler söyleyen ustalara kulak verebilir, yıllardır orada olanlardan geçmişin öykülerini dinleyebilirsin. Bazı ustalar fotoğraf çekmene hatta kısa bir süreliğine bakır dövmeyi denemene dahi izin verebilir. Kapalı Çarşı’nın içerisinde yer alan bu çarşı haftanın her günü 08.00-19.00 arası açık fakat bazı dükkânların pazar günleri kapalı olması olası.

12/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

19. yüzyılda Ermeniler tarafından Ermeni cemaati için yapılan kilise sade bir tasarıma sahip. Bölgenin çok kültürlü geçmişini simgeleyen Germuş Kilisesi’nin bir kısmı bugün harap hâlde fakat o zamanki atmosferi hissetmek mümkün. Girişi ücretsiz olan bu kiliseyi ziyaret ettiğinde tonozlu tavanı, kabartmalı taş duvarları ve geniş avlusunu fotoğraflayabilirsin. Kabartmalarda hayvan figürlerine ve geometrik motiflere rastlayabilirsin. Tarihçilerin içerisinde gizli bir geçit olabileceğini düşündüğü bu kilisenin gizemine adım atacak olursan tonozlu tavanın akustiğini denemeyi unutmamanı tavsiye ediyoruz.

13/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Tarihi 1500’lü yıllara uzanan Kapalı Çarşı bir zamanlar çok daha küçüktü. Zamanla çevresindeki Sipahi Pazarı, Kuyumcular Çarşısı, Kazaz Pazarı, Bedesten ve Kavafhane bölümlerini de içine alarak büyük bir çarşı hâline gelmiş. Eskiden ipek, baharat, dericilik ve gümüş ticaretiyle ünlü olan bu çarşıda tarihe yakından tanık olabilir, Şanlıurfa’nın canlı sesleri eşliğinde hâlâ varlığını sürdüren bakır ustalarının, halıcıların, baharatçıların dükkânlarını gezebilirsin. Kuyumculardan ya da geleneksel giysiler satan dükkânlardan alışveriş yapabilirsin. Haftanın her günü 08.00-19.00 arası açık olan çarşıda elle bakır dövüldüğüne şahit olabilir, taptaze kavrulan menengiç kahvesinin kokusunu içine çekebilirsin. Baharat aromalarıyla zenginleşen çarşı bazen sıra gecesi gösterilerine ve halk müziği dinletilerine de sahne oluyor. Ziyaretin sırasında bu etkinliklere denk gelirsen katılıp Şanlıurfa kültürünü doyasıyla deneyimlemelisin.

14/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Kanuni Sultan Süleyman tarafında yapılan Gümrük Hanı, Şanlıurfa’nın İpek Yolu üzerindeki önemini vurguluyor. Tüccarların mallarını depoladığı ve konakladığı han günümüzde bir kahvehane ve dinlenme noktası olarak kullanılıyor. Bu tarih kokan handa menengiç kahvesi ya da Şanlıurfa usulü acı kahve mırrayı içebilir, Şanlıurfa tatlılarıyla güzel bir mola verebilirsin. Akşamüstü saatlerinde kuş sesleri eşliğinde taş avludan bu Osmanlı mimari eserini inceleyebilir, Şanlıurfalılarla sohbet edip tüccarların dinlendiği bu noktada yerli halkla sohbet etme fırsatını elde edebilirsin. Genellikle 08.00-22.00 arasında açık olan Gümrük Hanı’na ücretsiz giriş yapabilirsin.

15/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

MS 6. yüzyılda Hristiyanlar tarafından yapılan ve On İki Havari Kilisesi adını alan Fırfırlı Camii’nin cami oluşu 1956 yılında gerçekleşiyor. Bizans Dönemi’nden kalma taş işlemeleri, kemerleri ve kabartmalarıyla göz dolduran caminin ismiyse avlusundaki fıskiyeli şadırvanın fırfır sesinden geliyor.

16/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa’nın tarihî önemine şahit olabileceğin bu müze, 1969 yılında açıldı. İçerisindeki eser sayısının zamanla artmasıyla yeni bir binaya gerek duyuldu ve müze 2015’te yeni binasına taşındı. Toplam 33 bin metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük müzesi olma ünvanını taşıyan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde görmen gereken çok sayıda eser var. Burada Göbeklitepe Salonu’nu ziyaret edip kazı alanından çıkarılan orijinal taş sütunları ve figürleri görebilirsin. Neolitik Dönem Salonu’na gidip ilk yerleşimlerin günümüze uzanan yadigârlarına bakabilirsin. Tunç Çağı ve Demir Çağı salonlarını gezebilir, Roma ve Bizans Dönemi Salonu’na giderek antik Urfa mozaiklerini yerinde görebilirsin. Müzeye ek olarak burada bir de arkeopark bulunuyor. Gerçek boyutlarda bir neolitik köyün canlandırıldığı bu nokta hem çocuklar hem yetişkinler için çok etkileyici. Burada o dönemki yaşama şahit olabilirsin. Dilersen dijital sergilere, rehberli turlara katılabilirsin. Çocuklar için bazen atölyeler de düzenleniyor. Buraya gelmişken yaklaşık MÖ 9500 yılına uzanan tarihiyle dünyanın bilinen en eski heykeli Urfa Adamı’nı görebilirsin. İçerisinde kafeler de bulunan müzeyi yaklaşık 1,5-2 saatte gezebilirsin ama inan, vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksın. Dilersen kafelerde molalar verip sevdiklerinle seni büyüleyecek bu müze hakkında konuşabilirsin. Müzenin her gün 08.30-17.00 saatleri arasında açık olduğu bilinse de gitmeden önce kontrol etmen iyi olabilir.

17/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Göbeklitepe tarihi MÖ 9600-9100 yılına dek uzandığı düşünülen, dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi kabul ediliyor. Tarım öncesi döneme dek uzanan tarihiyle Göbeklitepe, 1960’lı yıllarda fark ediliyor ama kazılar ancak 1995 yılında başlıyor. Çember biçiminde taş sütunların yer aldığı Göbeklitepe’de bu sütunların insanları temsil ettiği düşünülüyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Göbeklitepe’nin insanlık tarihini değiştirmesi bekleniyor zira burası arkeologların düşüncesine göre yerleşim yeri olmaktan ziyade bir ritüel merkezi. Bir kısmı hâlâ gömülü olan keşif, yapılan her yeni kazıyla insanlık tarihine ışık tutuyor. Taşların yerleştirilme biçimi dönemin avcı toplayıcılarının büyük bir iş birliği yeteneğine sahip olduğu varsayımını güçlendiriyor. Bazı teorilere göre yapının inşası yiyeceğe ihtiyaç duyulmasına yol açmış. Tarım da tam bunun üzerine başlamış. Üzerlerinde farklı hayvan sembollerinin yer aldığı sütunları gördükten sonra kazı alanının kuzeyinde yer alan müzeye giderek alanın tarihçesine ilişkin detayları öğrenebilirsin.

18/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Hz. Eyyüb’ün sabrın sembolü olduğu söyleniyor. Rivayete göre yıllarca hastalıklar çekmiş olan Hz. Eyyüb sık sık burada ibadet etmiş, şifalı sulardan faydalanmış. Ziyaretçiler de bugün camisi, avlusu ve kuyusu hâlâ var olan makama gelip ibadet ediyor ve şifalı olduğu düşünülen sudan içiyor. Sen de buraya gelip camiyi görebilir, Hz. Eyyüb’ün anısına yapılan türbeyi ziyaret edebilir, ziyaretçiler tarafından içilmesi mümkün olan kuyudan su içebilirsin. Her gün 08.00-20.00 arasında gezebileceğin makama mütevazı giysilerle gelmeni tavsiye ediyoruz.

19/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden bir diğeri Harran Kümbet Evleri de yine Şanlıurfa’nın tarihî zenginliğini gözler önüne seriyor. MÖ 3000 yılına dek uzanan geçmişiyle bu evlerin tarih boyunca ticaret, din ve eğitim merkezi olduğu biliniyor. Bu evlerin koni biçimli yapısı, uluslararası literatürde Beehive Houses (Arı Kovanı Evleri) olarak isimlendirilmiş. Bazı kümbet evlerinin içlerinde hâlâ yaşayanlar olsa da bir kısmı turistik ziyarete açık. Konik yapısı sayesinde yağmur suyunu üstünden atan ve rüzgârın etkisini azaltan evler, mimari dehasıyla görenleri etkiliyor. Yazın serin, kışın sıcak kalacak şekilde tasarlanan evlerin yapımında kerpiç ve taş kullanılıyor, üst katlar genelde depo olarak hizmet veriyor. Sen de bu evleri ziyaret edip fotoğraflayabilir, bazı evleri rehber eşliğinde gezebilirsin.

20/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şehir merkezine yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta yer alan Şuayb antik kentinin adını Hz. Şuayb’dan aldığını söyleniyor. Etkileyici taş işçiliği ve günümüzde bile açıkça görülebilen ev kalıntıları, sokaklar ve mağaralarıyla büyüleyici bir yolculuk sunuyor. Geç Roma Dönemi’nden kaldığı düşünülen Şuayb Antik Kenti, Güneydoğu’nun Efes’i olarak adlandırılıyor. Burada evleri, avluları, su kuyularını görebilir, fotoğraflar çekebilirsin. Geçmişin sokaklarında dolaşabilir, sonra mağara kısmına uğrayarak tarihi ve doğayı birlikte deneyimleyebilirsin. Tarihi adım adım arşınlamak için Şuayb Antik Kenti’ni listene eklemelisin.

21/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şanlıurfa’nın en ünlü simgelerinden olan Balıklıgöl yer altı kaynaklarıyla besleniyor ve yıl boyunca sıcaklığını koruyor. İçerisinde binlerce sazan balığının bulunduğu gölde balıkçılık yasak çünkü burası kutsal kabul ediliyor. Gölün hikâyesine dair şöyle bir rivayet var: Hz. İbrahim, Nemrut’tan kaçarken buraya sığınıyor. Nemrut’un Hz. İbrahim’i yakmak için gönderdiği ateşler suya, odunlarsa balığa dönüşüyor. Bununla ilintili olarak gölün çevresinde Hz. İbrahim’in makamına ve çeşitli türbelere de yer veriliyor. Gölün Halil-ür Rahman ismiyse şuradan geliyor. Halil Arapçada dost demek, Allah’ın isimlerinden olan ür-Rahman ise merhametli anlamına geliyor ve bu isimle Hz. İbrahim kastediliyor. Bazı kaynaklara göre suyunun şifalı olduğuna inanılan göl, akşamları ışıkların yansımasıyla müthiş bir manzara oluşturuyor. Dilersen burada fotoğraf çekebilir, balıklara yem verebilirsin. Gölün çevresindeki taş köprüyü ve yürüyüş yollarını da keşfederek bu dingin ortamın tadına iyice varabilirsin.

22/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Harran yolunun üzerinde yer alan Han el-Ba’rur Kervansarayı 13. yüzyılda yapılıyor. Kervanlar için bir dinlenme yeri sunma amacıyla inşa edilen Han el-Ba’rur’un isminin Arapça yük taşıyan deve demek olan Ba’rur’dan geldiği düşünülüyor. Geniş bir avluya, odalara, ahırlara sahip olan kervansarayın giriş kapısının sağlamlığı dikkatini çekebilir. Bu tasarımın arkasında savunma niyeti yatıyor. Orta Çağ ticaret yollarının önemli bir durağı olarak hizmet veren kervansaraya girişler ücretsiz. Giderken yanına fotoğraf makineni almanı tavsiye ediyoruz çünkü hem kervansaray hem çevresindeki kümbet evleri kayda alınmayı hak eden güzellikte.

23/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta yer alan Tektek Dağları Millî Parkı, içinde bulundurduğu doğal ve arkeolojik değerler nedeniyle 1994 yılında koruma altına alınıyor. Soğmatar Antik Kenti, Şuayb Antik Kenti ve Bazda Mağaraları gibi tarihî noktalar işte tam da burada bulunuyor. Kendine özgü bitkileri, çiçekleriyle ve ceylan, tilki ve tavşan gibi yaban hayatıyla da dikkat çeken millî parkı ücretsiz ziyaret edebilirsin. Millî parkta tarihi keşfedip doğal güzelliklerin tadını çıkarmak istiyorsan yürüyüş ayakkabılarını giymeni, yanına su, şapka ve fotoğraf makinesi almanı tavsiye ediyoruz.

24/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Rivayete göre dönemin hükümdarı Nemrut’a bir kehanetle doğacak bir erkek çocuğun krallığını tehdit edeceği bildiriliyor. Kral Nemrut bunun üzerine söz konusu yılda doğan bütün bebekleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fakat Hz. İbrahim’in annesi onu korumak için bir mağaraya sığınıyor ve oğlunu da burada doğuruyor. Hatta Hz. İbrahim’in ilk çocukluk yılları da bu mağarada geçiyor. Söz konusu mağara Şanlıurfa şehir merkezine çok yakın bir konumda yer alıyor ve bazı kaynaklara göre içerisinde 20-30 kişinin durabileceği bir genişlikte. İçinde su kaynağı da bulunan mağara dinî bir ziyaret noktası olarak kullanılıyor ve su kaynağının da bereket ve şifa getirdiğine inanılıyor. Genelde 08.00-20.00 arasında ziyaret edilebilecek mağaraya mütevazı kıyafetlerle gelmek önem taşıyor.

25/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Rizvaniye Camii 1716 yılında Osmanlı Dönemi’nde inşa ediliyor. Klasik Osmanlı tarzı minaresiyle sık sık fotoğraflara konu olan cami, mavi-beyaz çizileri ve zarif taş işçiliğiyle de göz dolduruyor. Şanlıurfa’nın en eski camilerinden olan Rizvaniye Camii adını Arapça Rızvan yani cennet kapısını bekleyen melekten alıyor. Fakat ismin camiyi yaptıran Rıdvan Paşa’nın isminden geldiği de söyleniyor. Çünkü Osmanlı belgelerinde sık sık Rıdvan yerine Rizvan kullanıldığı görülüyor. Günün her saati ziyaret edebileceğin bu camii, avlu ve minareleriyle fotoğraf için harika kareler oluşturur. Balıklıgöl’e bakan avlusunda dinlenebilir, ardından Balıklıgöl’e giderek gezini sürdürebilirsin.

26/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Osmanlı Dönemi’nde Fransız tütün şirketi Régie tarafından yaptırılıyor, adını da şirketin isminden alıyor. Bu kilisenin yapılma amacı fabrikada çalışan işçilere ibadetlerini yapabilecekleri bir alan sağlamak. Taş yığma tekniğiyle yapılan sade kilisede orijinal tavan ve pencere kemerleri bugün de görülebiliyor. Günümüzde kültürel etkinlik ve sergi alanı olarak kullanılan kiliseye gitmeden önce açık olup olmadığını kontrol etmekte fayda var çünkü zaman zaman restorasyonlar nedeniyle kapanabiliyor. Osmanlı-Fransız ilişkilerinin simgesi olan bu kiliseyi ziyaret edecek olursan küçük süslemelere, taş kabartmalara dikkat etmeni tavsiye ediyoruz.

27/27
Tarihin Sıfır Noktasında Bir Zaman Yolculuğu: Şanlıurfa Gezi Rehberi

Türkiye’nin en büyük barajlarından olan Atatürk Barajı bölge için sulama, elektrik üretimi ve iklim açısından büyük önem taşıyor. Dilersen baraj gölünün kıyısında, muhteşem manzara eşliğinde yürüyüş yapabilirsin. Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık %10’unu sağlayan barajın etrafındaki suyun o güzelim mavisini fotoğraflayabilir, vaktin olursa gölde tekne turuna çıkabilirsin. İstersen hazırlıklı gelebilir, kıyıda piknik yaparak temiz havayı soluyabilir ya da seyir terasından fotoğraflar çekebilirsin.

Albüme ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.