Belgin Turan
Köşe Yazarı
Belgin Turan
 

Kendini Tanıyor musun?

Ailemize, çevremize bakar ve onları görünen tanıyabildiğimiz tarafları ile değerlendirmeye başlarız. Değerlendirmelerimizi de çoğu zaman gerçekçi sanırız, ne büyük yanılgı. Görünen ile göremediğimiz o kadar çok şey olabilir ki, biz sadece görebildiklerimiz üzerinden değerlendirme yaparız. İşin en komik kısmı ise herkes için söyleyecek bir şeyimiz vardır ve biz olayı çözmüşüzdür. Oysa işin aslı böyle değildir.   Diğer insanları tanıdığınızı düşünüyorsunuz. Peki kendinizi yeterince tanıyor musunuz? Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? Kendini tanımayan insan hayat tatmini, meslek ve eş seçimi ve diğer tercihleri sonucunda mutsuz olabilme olasılığı yüksektir. Hayata dair hedefleri ve bir hayat amacı olan birey sonuçları ne olursa olsun istikrarlı bir şekilde yaşamına devam eder. Örneğin; bir gence sorarsınız? Ne olmak istiyorsun? Hedefin nedir diye? Hiçbir şey diyorsa, bunun arkasında çok farklı dinamikler olabilir. Gencin kendisiyle, ailesi ve çevresi veya akademik başarısı ile ilgili sorunları olabilir. Bu genci yermek ve eleştirmek yerine ona yeni ufuklar açmak, yapıcı konuşmalar yapmak daha faydalı olabilir. Mesela; hangi alanlarda daha iyi olduğunu fark etmesi, hangi alanlarda kendini geliştirmesi gerektiğini fark edebilir. Şunu unutmayalım. Annenin, babanın hedefi çocuğun hedefi olmak zorunda değildir. Çünkü her bireyin yeteneği ve gelişimi farklıdır.   Gelelim kendini tanıma konusuna; mesela sabahları güne ne şekilde uyanırsın? Of yine şu işler var, şu yapılacak, bunu yapamadım gibi olumsuz cümlelerle mi güne başlarsın? Veya güne ve kendine içten bir “Günaydın” deyip nefes aldığın, güne başladığın ve diğer değerlerin, varlığın için teşekkür mü edersin?   Kendinizle iletişiminiz nasıldır? Kendinize acımasız mı yoksa şefkatli mi davranırsınız? Şunu söylemeden geçemeyeceğim hani derler ya “İnsanın kendine yaptığı kötülüğü yedi düvel bir araya gelse ona yapamaz…”    Bazı insanlar da sürekli kendine acır ve kendini başkalarına acındırır. Her zaman hastadır, her zaman yardıma ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra etrafında sohbet edeceği, dertleşeceği bir kişi kalmayabilir. Siz de kendinize acır mısınız? Misal kendini yeterince sever ve değer verir misin? Sen kendine yeterince değer vermeyip sevmeyip bu ilgi ve alakayı dışardan bekleyip göremeyince zaten sevilmeye, değer verilmeye layık biri değilim diye kendine bir etiket yapıştırıyor musun?   Aynaya baktığın zaman, ne görürsün, kendini nasıl bulursun? Zaman zaman modun düşük olduğunda kendini iyi görmemen çok normaldir fakat her aynaya baktığında kendini kötü tanımlıyorsan o zaman sorun var demektir.     Kendi kendinle kaldığında kendine katlanabiliyor musun? Yoksa kendinden kaçıp sürekli planlar, sürekli dışarıyla mı besleniyorsun?   Yalnızım diyorsun, bir arkadaşını arayıp sormuyorsun? Aileni ise zaten etiketlemişsin, onlar kuralcı, onlar sıkıcı, onlar çekilmez. Hiç iyi yanları yok mu? Onlarda bulunan bu olumsuzlukların üzerine sen de onlardan kaçarak neyi pekiştiriyorsun? Acaba fırsat versen, neler yaşarsın, ailenle, çocuklarıyla, eşinle. Güzel şeyler için bir adım atmaya ne dersin?   Eğer yaşama yeniden başlasaydın neleri değiştirirdin? Hatalarına gülebilir misin? Aslında farkında mısın? Hataların seni büyüttü, olgunlaştırdı.   Şu andan itibaren gelişmeye ve değişmeye bıraksan kendini, hayatında neler değişir, dönüşür, hadi bir hayal et bakalım.
Ekleme Tarihi: 21 Kasım 2022 - Pazartesi

Kendini Tanıyor musun?

Ailemize, çevremize bakar ve onları görünen tanıyabildiğimiz tarafları ile değerlendirmeye başlarız. Değerlendirmelerimizi de çoğu zaman gerçekçi sanırız, ne büyük yanılgı. Görünen ile göremediğimiz o kadar çok şey olabilir ki, biz sadece görebildiklerimiz üzerinden değerlendirme yaparız. İşin en komik kısmı ise herkes için söyleyecek bir şeyimiz vardır ve biz olayı çözmüşüzdür. Oysa işin aslı böyle değildir.

 

Diğer insanları tanıdığınızı düşünüyorsunuz. Peki kendinizi yeterince tanıyor musunuz? Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? Kendini tanımayan insan hayat tatmini, meslek ve eş seçimi ve diğer tercihleri sonucunda mutsuz olabilme olasılığı yüksektir. Hayata dair hedefleri ve bir hayat amacı olan birey sonuçları ne olursa olsun istikrarlı bir şekilde yaşamına devam eder. Örneğin; bir gence sorarsınız? Ne olmak istiyorsun? Hedefin nedir diye? Hiçbir şey diyorsa, bunun arkasında çok farklı dinamikler olabilir. Gencin kendisiyle, ailesi ve çevresi veya akademik başarısı ile ilgili sorunları olabilir. Bu genci yermek ve eleştirmek yerine ona yeni ufuklar açmak, yapıcı konuşmalar yapmak daha faydalı olabilir. Mesela; hangi alanlarda daha iyi olduğunu fark etmesi, hangi alanlarda kendini geliştirmesi gerektiğini fark edebilir. Şunu unutmayalım. Annenin, babanın hedefi çocuğun hedefi olmak zorunda değildir. Çünkü her bireyin yeteneği ve gelişimi farklıdır.

 

Gelelim kendini tanıma konusuna; mesela sabahları güne ne şekilde uyanırsın? Of yine şu işler var, şu yapılacak, bunu yapamadım gibi olumsuz cümlelerle mi güne başlarsın? Veya güne ve kendine içten bir “Günaydın” deyip nefes aldığın, güne başladığın ve diğer değerlerin, varlığın için teşekkür mü edersin?

 

Kendinizle iletişiminiz nasıldır? Kendinize acımasız mı yoksa şefkatli mi davranırsınız? Şunu söylemeden geçemeyeceğim hani derler ya “İnsanın kendine yaptığı kötülüğü yedi düvel bir araya gelse ona yapamaz…” 

 

Bazı insanlar da sürekli kendine acır ve kendini başkalarına acındırır. Her zaman hastadır, her zaman yardıma ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra etrafında sohbet edeceği, dertleşeceği bir kişi kalmayabilir. Siz de kendinize acır mısınız? Misal kendini yeterince sever ve değer verir misin? Sen kendine yeterince değer vermeyip sevmeyip bu ilgi ve alakayı dışardan bekleyip göremeyince zaten sevilmeye, değer verilmeye layık biri değilim diye kendine bir etiket yapıştırıyor musun?

 

Aynaya baktığın zaman, ne görürsün, kendini nasıl bulursun? Zaman zaman modun düşük olduğunda kendini iyi görmemen çok normaldir fakat her aynaya baktığında kendini kötü tanımlıyorsan o zaman sorun var demektir.  

 

Kendi kendinle kaldığında kendine katlanabiliyor musun? Yoksa kendinden kaçıp sürekli planlar, sürekli dışarıyla mı besleniyorsun?

 

Yalnızım diyorsun, bir arkadaşını arayıp sormuyorsun? Aileni ise zaten etiketlemişsin, onlar kuralcı, onlar sıkıcı, onlar çekilmez. Hiç iyi yanları yok mu? Onlarda bulunan bu olumsuzlukların üzerine sen de onlardan kaçarak neyi pekiştiriyorsun? Acaba fırsat versen, neler yaşarsın, ailenle, çocuklarıyla, eşinle. Güzel şeyler için bir adım atmaya ne dersin?

 

Eğer yaşama yeniden başlasaydın neleri değiştirirdin? Hatalarına gülebilir misin? Aslında farkında mısın? Hataların seni büyüttü, olgunlaştırdı.

 

Şu andan itibaren gelişmeye ve değişmeye bıraksan kendini, hayatında neler değişir, dönüşür, hadi bir hayal et bakalım.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.