/
Belgin Turan
Köşe Yazarı
Belgin Turan
 

Öz Farkındalık ve Etkili İletişim: Kendimizi Tanımak, Çocuğumuzu Anlamak

Aile dediğimiz yer, insanın kendini güvende hissettiği, sevgiyi öğrendiği, sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaştığı yerdir. Hepimiz çocuklarımız için en iyisini isteriz. Onların iyi yetişmesini, güzel bir gelecek kurmasını, saygılı, özgüvenli ve mutlu bireyler olmasını arzu ederiz. Bunun için emek verir, çalışır, bazen kendi ihtiyaçlarımızı bile erteleriz. Ama çocuklarımızın ihtiyacı yalnızca iyi imkânlar değil; bizi yanlarında hissetmek, dinlenmek, anlaşılmak ve sevildiklerini bilmektir. Anne baba olmak kolay değil. Günlük hayatın telaşı, iş güç, evin sorumlulukları derken bazen yoruluyor, sabrımız azalabiliyor, istemeden çocuklarımızı kırabiliyoruz. Böyle zamanlarda biraz durup kendimize de bakmamız gerekiyor. Biz çocukken nasıl yetiştirildik? Sevgimizi nasıl gösteriyoruz? Kızdığımızda nasıl konuşuyoruz? Çünkü çocuklarımız yalnızca söylediklerimizi değil, davranışlarımızı da örnek alıyor. Çocuğumuzu sevmek, her istediğini yapmak demek değil. Bazen hayır diyebilmek, yaşına uygun sorumluluk vermek, kendi işini yapmasına fırsat tanımak da sevgimizin bir parçası. Onun yerine her şeyi yapmak yerine, “Sen yapabilirsin, ben yanındayım” diyebilmek çocuğumuza hem güven hem de güç verir. Bir de aile içinde çoğu zaman gözden kaçırdığımız önemli bir konu var: Anne babanın birbirleriyle olan ilişkisi. Çocuklarımız bizi izliyor. Birbirimizle nasıl konuştuğumuzu, anlaşamadığımızda nasıl davrandığımızı, birbirimize destek olup olmadığımızı görüyorlar. Anne babanın birbirine saygı göstermesi, sorunları konuşarak çözmeye çalışması çocuğa huzur ve güven verir. Her konuda aynı fikirde olmak zorunda değiliz; önemli olan farklılıklarımızı birbirimizi kırmadan konuşabilmek. Çocuklarımızın yanında birbirimizi suçlamak ya da değersizleştirmek yerine, ortak bir dil ve tutum geliştirmeye çalışmak hepimiz için daha sağlıklı olacaktır. Çocuklarımızla iletişim kurarken de bazen küçük bir değişiklik çok şey değiştirebilir. Hemen kızmak, öğüt vermek ya da nasihat etmek yerine önce dinlemeyi deneyelim. “Sen zaten hiç söz dinlemiyorsun” demek yerine, “Bu davranışın beni üzdü, gel birlikte konuşalım” diyebiliriz. Çocuğumuzun bizi her zaman dinlemesinden önce, bizim de onu dinlememiz gerektiğini unutmayalım. Bugün telefonlar ve tabletler de aile hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Çocuklarımıza sürekli yasak koymak yerine onlarla konuşmak, birlikte kurallar belirlemek ve kendi kullanımımızla örnek olmak çok daha etkili olabilir. Unutmayalım; hiçbir anne baba kusursuz değil, hiçbir ailede her şey dört dörtlük gitmiyor. Önemli olan birbirimize sevgimizi hissettirmek, hatalarımızı fark ettiğimizde gönül alabilmek, sorumlulukları paylaşmak ve zor zamanlarda birbirimizin yanında durabilmektir. Çocuklarımızın en güzel hatıralarından biri, kendilerini sevildikleri, dinlendikleri ve anne babalarının birbirine saygı duyduğu bir evde büyümüş olmalarıdır. Çünkü aile olmak, aynı çatı altında yaşamaktan çok daha fazlasıdır, birbirimize gönülden bağlı olmak ve birlikte büyümektir.
Ekleme Tarihi: 05 Kasım 2026 -Perşembe

Öz Farkındalık ve Etkili İletişim: Kendimizi Tanımak, Çocuğumuzu Anlamak

Aile dediğimiz yer, insanın kendini güvende hissettiği, sevgiyi öğrendiği, sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaştığı yerdir. Hepimiz çocuklarımız için en iyisini isteriz. Onların iyi yetişmesini, güzel bir gelecek kurmasını, saygılı, özgüvenli ve mutlu bireyler olmasını arzu ederiz. Bunun için emek verir, çalışır, bazen kendi ihtiyaçlarımızı bile erteleriz. Ama çocuklarımızın ihtiyacı yalnızca iyi imkânlar değil; bizi yanlarında hissetmek, dinlenmek, anlaşılmak ve sevildiklerini bilmektir.

Anne baba olmak kolay değil. Günlük hayatın telaşı, iş güç, evin sorumlulukları derken bazen yoruluyor, sabrımız azalabiliyor, istemeden çocuklarımızı kırabiliyoruz. Böyle zamanlarda biraz durup kendimize de bakmamız gerekiyor. Biz çocukken nasıl yetiştirildik? Sevgimizi nasıl gösteriyoruz? Kızdığımızda nasıl konuşuyoruz? Çünkü çocuklarımız yalnızca söylediklerimizi değil, davranışlarımızı da örnek alıyor.

Çocuğumuzu sevmek, her istediğini yapmak demek değil. Bazen hayır diyebilmek, yaşına uygun sorumluluk vermek, kendi işini yapmasına fırsat tanımak da sevgimizin bir parçası. Onun yerine her şeyi yapmak yerine, “Sen yapabilirsin, ben yanındayım” diyebilmek çocuğumuza hem güven hem de güç verir.

Bir de aile içinde çoğu zaman gözden kaçırdığımız önemli bir konu var: Anne babanın birbirleriyle olan ilişkisi. Çocuklarımız bizi izliyor. Birbirimizle nasıl konuştuğumuzu, anlaşamadığımızda nasıl davrandığımızı, birbirimize destek olup olmadığımızı görüyorlar. Anne babanın birbirine saygı göstermesi, sorunları konuşarak çözmeye çalışması çocuğa huzur ve güven verir. Her konuda aynı fikirde olmak zorunda değiliz; önemli olan farklılıklarımızı birbirimizi kırmadan konuşabilmek. Çocuklarımızın yanında birbirimizi suçlamak ya da değersizleştirmek yerine, ortak bir dil ve tutum geliştirmeye çalışmak hepimiz için daha sağlıklı olacaktır.

Çocuklarımızla iletişim kurarken de bazen küçük bir değişiklik çok şey değiştirebilir. Hemen kızmak, öğüt vermek ya da nasihat etmek yerine önce dinlemeyi deneyelim. “Sen zaten hiç söz dinlemiyorsun” demek yerine, “Bu davranışın beni üzdü, gel birlikte konuşalım” diyebiliriz. Çocuğumuzun bizi her zaman dinlemesinden önce, bizim de onu dinlememiz gerektiğini unutmayalım.

Bugün telefonlar ve tabletler de aile hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Çocuklarımıza sürekli yasak koymak yerine onlarla konuşmak, birlikte kurallar belirlemek ve kendi kullanımımızla örnek olmak çok daha etkili olabilir.

Unutmayalım; hiçbir anne baba kusursuz değil, hiçbir ailede her şey dört dörtlük gitmiyor. Önemli olan birbirimize sevgimizi hissettirmek, hatalarımızı fark ettiğimizde gönül alabilmek, sorumlulukları paylaşmak ve zor zamanlarda birbirimizin yanında durabilmektir.

Çocuklarımızın en güzel hatıralarından biri, kendilerini sevildikleri, dinlendikleri ve anne babalarının birbirine saygı duyduğu bir evde büyümüş olmalarıdır. Çünkü aile olmak, aynı çatı altında yaşamaktan çok daha fazlasıdır, birbirimize gönülden bağlı olmak ve birlikte büyümektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.