Tarihte son bir asırda çok korkunç ve acımazsız 2 dünya savaşı yaşandı ve milyonlarca insan hayatını kaybetti, binlerce şehirler, yapılar, medeniyetler yok edildi, tahrip edildi. İnsanlık tüm bu felaketlere rağmen bunlardan hiç ders almadı aksine daha da saldırganlaşıp yeni savaşlar peşine düştü. Dünyanın en büyük ve gelişmiş ülkelerinden ABD tamamen İsrail güdümüne girmiş ve onların çıkarlarına göre hareket etmektedir. ABD’yi arkasına alan bu Siyonistler dünyayı tekrar ateşe atmaya çalışmaktadır.
Türkiye tarih boyunca her zaman önemli bir rol üstlenmiştir. Tarihi, konumu, zengin medeniyeti ile dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Türkiye’nin etrafı adeta ateş çemberidir. Bölgedeki tüm ülkelerde savaşlar, iç karışıklıklar, askeri darbeler yaşanmaktadır. İsrail melun hedeflerine ulaşmak için her türlü gayri meşru yolu denemekte ve etrafında istikrarlı bir devlet görmek istememektedir. Türkiye bu tehlikeli ortamda çok dikkatli olmalı ve kendi iç bütünlüğünü pekiştirmeli, dış saldırılara karşı hazırlıklı olmalıdır. Devir zalimlerin devri olduğu için güçlü olan her istediğini pervasızca yapmakta, hiçbir hak hukuk, anlaşma tanıımamaktadır. Ülkemize göz koyan hainlerin gözleri oyulmalı, hain emeller taşıyanlar perişan edilmelidir. Bunun için başta devlet olmak üzere tüm millet teyakkuzda olmalı ve birlik beraberlik içinde ülkeye yönelik tehditler bertaraf edilmelidir. Ülkemizdeki vatan hainleri acilen ayıklanmalı, tutuklanmalı, vatandaşlıktan çıkarılmalıdır. Ülkesine ihanet edecek davranışlarda bulunanlar, düşmana umut bağlayanlar derhal etkisiz hale getirilmelidir. Bu önlemler alınmazsa alçakların, zalimlerin tuzağına düşmek uzak bir ihtimal değildir. İsrail’e gidip orda Müslüman kanı döken sonra elini kolunu sallayarak ülkemize girenler tespit edilip en ağır cezalara çarptırılmalı ve vatandaşlıktan ihraç edilmelidir. Yoksa başımıza gelecek musibeti, belayı sabırsızlıkla bekleyen bu hainler ilk darbeyi vurmaktan çekinmeyeceklerdir. Ülkemizde suni, gereksiz gündemlerle uğraşılmamalı ve tüm enerji ülkenin birlik beraberlik ,kardeşliğinin pekiştirilmesine aktarılmalıdır. Ülkenin kaynakları çarçur edilmemeli, belediyelerin gereksiz konser ve eğlencelerine izin verilmemeli ve savunma sanayi güçlendirilmelidir. Ülkede israfa yol açacak hiçbir işe izin verilmemeli ve tüm kaynaklar ülkenin ve sınırlarının korunmasına ayrılmalıdır. Devlet tehlikenin farkında olmalı, düşmanların bölgeyi ateşe atmak için çalıştığını görmeli ve milletine bunların ciddiyetini anlatmalıdır. Etrafımızda savaş çamları çalarken APP plaka gibi basit işlerle uğraşılmamalı ve ülkenin selameti her şeyden üstün tutulmalıdır. Ülkemizin geleceği için her türlü fedakarlık yapılmalıdır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kuşatırken papazların, din adamlarının meleklerin cinsiyetini tartıştığı duruma düşmeyelim. Ülkemizin gelişip güçlenmesine katkı verelim ve düşmana gözdağı verelim. Vatanımıza göz diken alçakları memnun etmeyelim.
Dünya gittikçe yaşanmaz bir hal almaktadır. Hiçbir kural, kutsal tanımayan zalimler yüzünden dünyanın çoğu yerinde kan ve gözyaşı hakim olmuştur. Kendi ülkesinin ve kendi halkının menfaati için her türlü zulmü ve katliamı meşru gören canavarlar topluluğu ile dünyanın başı dertte. Dünyadaki namuslu ve adaletli insanlar, devletler, bu alçaklara karşı birleşmediği sürede bu zulüm ve acılar devam edecek. Son zamanlarda yaşanan savaş ve soykırımlara bakınca görünen o ki bu kıyım ve katliamlar yaşanmaya devam edecek. Dünyadaki tüm kurum ve kuruluşlar sadece güçlünün yanında durmakta ve kuruluş ilkelerine ihanet etmektedir. Bu savaş ve soykırım ortamında ülkemiz dikkatli olmalı ve gerekli tüm önlemler tereddütsüz alınmalıdır. Bu konuda gösterilecek gevşeklik ve ihmal ağır sonuçlara neden olacak ve herkesin acı bedeller ödemesine neden olacaktır.
