/
Mehmet Akbaş
Köşe Yazarı
Mehmet Akbaş
 

MESLEK Mİ MEMURİYET Mİ ?

Toplumlar üretim ve istihdamla gelişir ve bunlarla kalkınır. Geleceğini güvenle kurmak isteyen ülkeler, tüketimi ve ithalatı azaltıp üretim ve ihracata ağırlık verirler. Bunları yaparken de o bilinçli ülkeler mesleklere ve meslek erbaplarına  büyükdeğer verirler. Bu ülkeler gençlerin meslek sahibi olmaları ve kendilerini geliştirmeleri için gerekli tedbirleri alırlar.          Tüm dünyada meslek sahibi olmak değer görürken maalesef ülkemizde hak ettiği değeri görmekten uzak bir haldedir. Halkın büyük çoğunluğu çocuğunu memur yapmak için çırpınmaktadır. Tüm yatırımlar ve çabalar masabaşı iş için olmaktadır. Herkes ne yapıp edip memurluğa kapak atmak istiyor. Neredeyse hiç kimse eğitim ve bilim  adına herhangi bir çalışma yapmamaktadır. Daha rahat olduğunu düşündüğü memuriyete rağbet etmektedir. Bu durum toplum ve ülke için hayırlı bir netice çıkarmayacaktır. Veliler mesleğe yatkın olan çocuklarını mesleğe yönlendirmeli ve meslek sahibi olarak hem kendilerine hem de ülke ekonomisine katkıda bulunmasını sağlamalıdır. Oysa çoğu veli sanki mesleğe gitmek ayıp ve sakıncalı imiş gibi davranarak ille de memurluk için diretmektedir. Meslekler ülke ekonomisini kalkındıran ve toplumda sosyal dengeyi sağlayan unsurlardır. Bugün binlerce genç evde sınavlara hazırlanıp memuriyet peşinde koşmaktadır. Bunlar hayata çok geç atılmakta ve bu süreçte de çok sorunlar yaşamaktadır. Bu durum toplumun sosyal ve ekonomik gelişmesine de engel olmaktadır. Aileler, gereksiz bir inat uğruna kendilerine de çocuklarına da zarar vermektedir. Uzun yıllar  dershaneye gidip özel dersler alıp sınavlara hazırlanan bazı gençler psikolojik sorunlara yakalanmakta ve birçok sağlık sorunları yaşamaktadır. Memuriyet ısrarı yüzünden evlilikler gecikmekte ve sosyal hayatta dengeler bozulmaktadır. Oysa memur sayısı bellidir ve herkes memur olamaz, her kurumun kapasitesi sınırlıdır. Uzun yıllar memuriyet kapısında beklemek yerine girişimci ruhuyla hareket edip yeni bir iş kurmak, işyeri açıp kendi işinin patronu olmak çok avantajlı ve mantıklı bir durumdur. Nedense insanımız bu gibi fikirlere soğuk bakmakta ve hayata basit bir açıdan bakıp yenilik ve değişime mesafeli durmaktadır. Memuriyet peşinde koşup başka hiçbir alternatif düşünmeyen gençler yolun sonunda çoğu kez pişmanlık yaşamaktadır. Çünkü memur olamayan ve bundan umudun kesen artık geçmişe de dönememekte ve o değerli zamanını geri getirememektedir. Bunun sonucunda sıradan niteliksiz işler yapmak zorunda kalmakta ve hayatından memnun olmamaktadır. Şunu herkes bilmeli ki herkes memur olamaz ve olmamalıdır da. Toplumda her meslek grubuna ihtiyaç vardır ve herkese de iş vardır. Çocuklar küçük yaştan itibaren yeteneklerine uygun işlere yönlendirilmeli ve meslek sahibi olmak özendirilmelidir. Geçmişte Atalarımızın dediği gibi  ‘’Sanat, altın bileziktir.’’ Bu bileziğe sahip olup hakkını vermek çok önemlidir. Okullarda mesleğe yönlendirmek etkin bir şekilde yapılmalı ve velinin keyfine bırakılmamalıdır. Meslek sahibi olmak teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. Yoksa bu gidişle birkaç yıl sonra ustalar yetişmeyecek ve binlerce kadim meslek tarihe karışacak. Bu durum da bir ülke için büyük bir sorundur. Eğitim sistemi mesleğe saygı ve mesleği yüceltme yönünden reforme edilmelidir ve dönüşüm kuvvetle sahiplenilmelidir.
Ekleme Tarihi: 20 Haziran 2026 -Cumartesi

MESLEK Mİ MEMURİYET Mİ ?

Toplumlar üretim ve istihdamla gelişir ve bunlarla kalkınır. Geleceğini güvenle kurmak isteyen ülkeler, tüketimi ve ithalatı azaltıp üretim ve ihracata ağırlık verirler. Bunları yaparken de o bilinçli ülkeler mesleklere ve meslek erbaplarına  büyükdeğer verirler. Bu ülkeler gençlerin meslek sahibi olmaları ve kendilerini geliştirmeleri için gerekli tedbirleri alırlar.         

Tüm dünyada meslek sahibi olmak değer görürken maalesef ülkemizde hak ettiği değeri görmekten uzak bir haldedir. Halkın büyük çoğunluğu çocuğunu memur yapmak için çırpınmaktadır. Tüm yatırımlar ve çabalar masabaşı iş için olmaktadır. Herkes ne yapıp edip memurluğa kapak atmak istiyor. Neredeyse hiç kimse eğitim ve bilim  adına herhangi bir çalışma yapmamaktadır. Daha rahat olduğunu düşündüğü memuriyete rağbet etmektedir. Bu durum toplum ve ülke için hayırlı bir netice çıkarmayacaktır. Veliler mesleğe yatkın olan çocuklarını mesleğe yönlendirmeli ve meslek sahibi olarak hem kendilerine hem de ülke ekonomisine katkıda bulunmasını sağlamalıdır. Oysa çoğu veli sanki mesleğe gitmek ayıp ve sakıncalı imiş gibi davranarak ille de memurluk için diretmektedir. Meslekler ülke ekonomisini kalkındıran ve toplumda sosyal dengeyi sağlayan unsurlardır. Bugün binlerce genç evde sınavlara hazırlanıp memuriyet peşinde koşmaktadır. Bunlar hayata çok geç atılmakta ve bu süreçte de çok sorunlar yaşamaktadır. Bu durum toplumun sosyal ve ekonomik gelişmesine de engel olmaktadır. Aileler, gereksiz bir inat uğruna kendilerine de çocuklarına da zarar vermektedir. Uzun yıllar  dershaneye gidip özel dersler alıp sınavlara hazırlanan bazı gençler psikolojik sorunlara yakalanmakta ve birçok sağlık sorunları yaşamaktadır. Memuriyet ısrarı yüzünden evlilikler gecikmekte ve sosyal hayatta dengeler bozulmaktadır. Oysa memur sayısı bellidir ve herkes memur olamaz, her kurumun kapasitesi sınırlıdır. Uzun yıllar memuriyet kapısında beklemek yerine girişimci ruhuyla hareket edip yeni bir iş kurmak, işyeri açıp kendi işinin patronu olmak çok avantajlı ve mantıklı bir durumdur. Nedense insanımız bu gibi fikirlere soğuk bakmakta ve hayata basit bir açıdan bakıp yenilik ve değişime mesafeli durmaktadır. Memuriyet peşinde koşup başka hiçbir alternatif düşünmeyen gençler yolun sonunda çoğu kez pişmanlık yaşamaktadır. Çünkü memur olamayan ve bundan umudun kesen artık geçmişe de dönememekte ve o değerli zamanını geri getirememektedir. Bunun sonucunda sıradan niteliksiz işler yapmak zorunda kalmakta ve hayatından memnun olmamaktadır.

Şunu herkes bilmeli ki herkes memur olamaz ve olmamalıdır da. Toplumda her meslek grubuna ihtiyaç vardır ve herkese de iş vardır. Çocuklar küçük yaştan itibaren yeteneklerine uygun işlere yönlendirilmeli ve meslek sahibi olmak özendirilmelidir. Geçmişte Atalarımızın dediği gibi  ‘’Sanat, altın bileziktir.’’ Bu bileziğe sahip olup hakkını vermek çok önemlidir. Okullarda mesleğe yönlendirmek etkin bir şekilde yapılmalı ve velinin keyfine bırakılmamalıdır. Meslek sahibi olmak teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. Yoksa bu gidişle birkaç yıl sonra ustalar yetişmeyecek ve binlerce kadim meslek tarihe karışacak. Bu durum da bir ülke için büyük bir sorundur. Eğitim sistemi mesleğe saygı ve mesleği yüceltme yönünden reforme edilmelidir ve dönüşüm kuvvetle sahiplenilmelidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.