Peygamber, Farsça'da "haber taşıyan ve elçi" anlamlarına gelir. Dinî terim olarak, "Allah'ın kulları arasından seçtiği ve vahiyle şereflendirerek emir ve yasaklarını insanlara ulaştırmak üzere görevlendirdiği elçi"ye peygamber denir. Arapça'da, peygamber kelimesinin karşılığı olarak, gönderilmiş ve elçi demek olan resul ve mürsel kelimesi kullanılır. Terim olarak resul ve mürsel, yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla insanlara gönderilen peygambere denilir. Çoğulları "rüsul" ve "mürselûn"dür. Nebî de Allah'ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, fakat yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla gönderilmeyip, önceki bir peygamberin kitap ve şeriatını ümmetine bildirmeye görevli olan peygamberdir. Çoğulu "enbiyâ"dır. Risâlet ve nübüvvet kelimeleri masdar olup, peygamberlik anlamına gelmektedir.
Peygamberler Allah tarafından insanlara doğru yolu göstermek,dünya ve ahiret saadetini temin etmek maksadıyla gönderilmişlerdir. Bir rivayete göre 124 bin,bir başka rivayete göre de 224 bin peygamber gönderilmiştir.Tüm peygamberler kendi toplumunun en iyi ,en dürüst insanlarıdır.Allah kullarını yaratmış ama başı boş sahipsiz bırakmamıştır.Bir arıyı yasubsuz,bir karıncayı dahi emirsiz bırakmayan Cenab-ı Hak insanları da nebisiz bırakmamıştır.Eğer peygamber gelmeseydi insanlar doğru yolu bulamaz ve helak olurlardı.Allah peygamber göndermediği hiçbir kavme zulmetmeyecektir.İnsan sadece aklıyla doğru yola erişseydi Allah peygamber göndermezdi.Halbuki peygambere ihtiyacın kaçınılmaz olduğunu tarih gösteriyor.Peygamber gelip yol gösterdiği halde insanlık yoldan çıkmış,azgınlaşmış,nefsini ilah edinmiştir.Her devirde peygambere inananlar azınlıkta kalmış,iman nimetinden mahrum kalmışlardır.Şüphesiz bunun çok sebepleri var.Taasup yani geçmişe körü körüne bağlı kalma,atalarını sorgulamama,nefsinin ,canının istediği gibi hareket etme, kıskançlık,hırs ve cehalet bazı sebeplerdir. Her devirde peygambere iman edenler azınlıkta kalmıştır.Hatta bazı peygamberlerin ümmeti bile olmamış,bazılarına 2-3 kişi iman etmiş.Bu durum o mübarek insanların makamını düşürmemiş,itibarlarını sarsmamıştır.Çünkü onlar vazifelerini hakkıyla yapmış,hidayetin Allah’a ait olduğuna inanmıştır.Peygambere düşen ancak tebliğdir.Sevgili peygamberimiz amcası Ebu Talip’in iman etmesini çok istemiş,neredeyse kendini harap etmiştir.Ama Allah ‘’Sen sevdiklerine hidayet veremezsin’’diyerek onu aydınlatmıştır.Bütün resullerin hayatında önemli dersler vardır.İnsanlık her anlamda peygamberlerin rehberliğine muhtaçtır.Her mesleğin piri peygamberlerdir. Örneğin terzilerin piri Hz.İdris,marangozların piri Hz.Nuh,demircilerin piri Hz.Davut ,doktorların piri Hz.İsa vs.
Peygamberler her alanda beşeriyete üstatlık etmişlerdir.Hiçbir peygamber kendisi için çıkar talep etmemiş,ücretinin Allah’a ait olduğunu söylemişlerdir.Peygamberler kendi toplumunun içinden çıkmış,tanınan ,bilinen,sevilen insanlar olmuşlardır.Hiçbir peygambere şaibe,leke,hilebulaşmamıştır.Herkes onların doğru,sağlam,güvenilir olduklarına şahitlik etmişlerdir.Onlara iman edenler her iki dünyada Kurtulmuş,ebedi saadete ermişlerdir.Onları inkar edenler de dünyada felaketlere düçarolmuş,ahirette de ebedi cehenneme gitmişlerdir.
Yazıklar olsun o akılsız insanlara ki o kutlu nebilerin aydınlık mesajlarına kulaklarını tıkamış ve hüsrana ,lanete uğramışlardır.Ne mutlu o bahtiyar insanlara ki aklını,fikrini,vicdanını kullanıp Allah’ın doğru sözlü ,merhametli,şefkatli,adil elçilerine teslim olup her iki cihanda da felaha erenlere…..
