Kitap okuma insanın yapabileceği en güzel işlerden biridir. İnsan bu dünyaya en başta rabbini bilmek ve tanımak , kendini geliştirmek, bilgi edinmek, kendisine lazım olacak bilgileri kazanmak, insanlığa katkı sağlamak için gelmiştir. İşte bunların yapabilmenin en güzel ve rahat yolu kitap okumak ve okuduklarını anlayıp yaşamaya çalışmakla olur.
Bir yazarın en değerli yönlerini ve birikimlerini kitap yoluyla oldukça uygun bir şekilde elde ederiz. Günlerce belki aylarca yazacağı kitap için kafa yoran, düşünen, üreten o yazarların kitaplarını alıp okumak bize büyük katkı sağlar. Dünya tarihinde başarılı olmuş, tarihe geçmiş, asırlar geçmesine rağmen unutulmamış kim varsa kitap okuduğu ve kitabı sevdiği, kitapla arkadaş olduğu sayesindedir. Kitap en iyi dost, en değerli arkadaştır. Kitabı seven insanı da hayvanı da bitkileri de sever ve her şeye değer verir. Kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamaktır demiş Seneca. Hakikaten de öyle değil mi kitaptan mahrum yaşayan bir insanın hep bir yönü eksiktir, yetersizdir. “Kitap, insana yol gösterir, aydınlatır ve cehaletten kurtarır.” Cemil Meriç. Kitap insana doğru ve güzel istikametli yolu gösterir.“Kitaplar, insanın düşünce dünyasını genişletir ve onu bilgiyle donatır.” – Mehmet Akif Ersoy
Okumak eylemlerin en güzelidir, en faydalısıdır. Yüce kitabımız da bizi okuyup ilim sahibi olmaya teşvik etmiştir ki ilk emir ‘’OKU’’ dur. Yine Kuran-ı Kerim’de birçok ayet-i kerime ilme, araştırmaya, öğrenmeye teşvik eder ve Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? diyerek okumanın ve öğrenmenin değerini ifade eder. Peygamber Efendimiz de İlme çok büyük önem vermiş ve ilim öğrenmeyi teşvik etmiştir. İlim Çin’de de olsa arayın ve İlim, Müminin yitik malıdır, nerede bulursa alsın, diyerek biz ümmetini uyarmış ve ilme sahip çıkmaya davet etmiştir. Kitap okumak, insanı her rahatlatır, hem sükunet verir, hem de cehaletten kurtarır. Tabi değişik kitaplar okumak gerekir ama içeriği zararlı, dil ve üslubu bozuk kitaplardan da uzak durmak gerekir. Her kitap yazan iyi niyetle yazmıyor maalesef. Safi zihinleri ifsad etmek isteyenler de kitabın büyüleyici gücünden faydalanmak ve kitabı kendi emellerine alet etmek istemektedir. Kitaba dost olmalı ve kitabı çocuklarımıza da sevdirmeliyiz. Günümüzün bağımlılık yapan ve çocuklara maddi manevi büyük zarar veren alışkanlıklara düşmemesi için onların eline tablet yerine kitabı vermeliyiz. Onlara çeşitli vesilelerle sevdiği kitaplardan hediye etmeliyiz. Onu kitap fuarlarına götürmeli ve yazarlarla buluşturmalıyız. Kitapla hemhal olmasını sağlamalıyız. Kitap okuma alışkanlığı kazanan bir öğrenci hayatında en büyük faydayı görecektir. Bir öğretmenin çocuğa yapabileceği en büyük iyilik de ona kitap okuma alışkanlığı kazandırmasıdır. Kitap okumayan bir öğrenci asla başarılı olamaz. Kitap en bereketli kazançtır. Kitabı seven, sevdiren, kitaba değer veren herkesten Allah razı olsun inşallah.
Kitap okumak insana yeni ufuklar açar, insanının bilgi ve hayal dünyasını geliştirir. Kitap okumanın faydaları hakkında değil bir yazı belki yüzlerce kitap yazılsa yeridir. Bir kitap insanın dünyasını değiştirebilir. Kitabı seven, kitapla hemhal olanlar bunun faydasını ömür boyu ziyadesiyle görür. Bunun yanı sıra kitaba değer veren kendine de yaşadığı topluma da insanlığa da büyük katkılar sağlar. Kitap okumanın bazı faydalarını şöyle sıralayabiliriz. ‘’Okuduğunu anlama becerisini geliştirir, analitik eleştirel düşünme yeteneğini iyileştirir, kelime dağarcığını artırır, hafızayı güçlendirir, empati yeteneğini güçlendirir, dikkat süresini uzatır ve konsantrasyonu artırır, stresi azaltır.’’ Düzenli kitap okuyan bir öğrencinin bir soruyu anlama süresi 10-15 saniye iken kitap okuma alışkanlığı olmayan bir öğrencinin ise bu durum 45-50 saniyesini almaktadır.Sınavlarda zamanla yarışıldığı göz önüne alınırsa kitap okumanın bir öğrenciye ne kadar büyük katkı sağladığı anlaşılır. Günümüzdeki sınavların çoğunda bilgi yerine okuduğunu anlama, kavrama , analiz etme, sentez yapma vb.yetenekler ölçülmektedir. İşte kitap okuma alışkanlığı bütün bu ihtiyaçlara yeterli olmaktadır. Edebiyatımızın son dönem önemli yazarlarından Hekimoğlu İsmail çok üretken bir yazar olarak tarihe geçmiştir. Yazar çocukluğunda ailesinin kendisine verdiği tüm harçlıkları kitaplara verdiğini ve bazen aç bile kaldığını anlatmıştır. Oysa zamanımızdaki gençler kitaba asla para vermek istemiyor. Her türlü zevk ve eğlenceye para harcarken çok cömert olan bu gençler kitaba para harcamayı gereksiz bulmaktadır. Şehirlerimizde kütüphane, kitabevi sayısı çok azdır. Buna karşılık kafe, oyun salonları, internet salonları çok fazladır. Kitaba önem vermeyen bir ülkeden kalkınma ve gelişme beklemek hayalden öteye geçmez.
Kitap okumak ve çocuklarımıza okutmak en önemli işlerimiz olmalıdır. Kitap okumayan bir nesil ger kalmaya mahkumdur. Medeniyetimiz kitaba dayalıydı. Tekrar kitaba sarılmalı ve okuma seferberliği başlatmalıyız. Kitaptan kopuk olmanın zararlarını artık iyice anlamalı ve kitabı başucumuza koymalıyız.
