/
Mehmet Akbaş
Köşe Yazarı
Mehmet Akbaş
 

YALNIZ İNSAN YALNIZ HAYAT

İnsan, dünya hayatına başladığı andan itibaren diğer insanlarla birlikte olur. Etrafında başta ailesi, sevdikleri, beğendikleri, bağlı oldukları insanlar vardır. İnsan sosyal bir varlıktır ve tek başına yaşamaya alışkın değildir. İnsanın korkuları, endişeleri, beklentileri, hayalleri, duygu ve düşünceleri vardır. Hiçbir zaman yalnız olmak istemez insanların çoğu. Gerçi son zamanlarda çeşitli gerekçelerle  yalnız yaşayan insanların sayısı artmaya başlamıştır. Fakat yalnız yaşamaktan memnun olanların sayısı çok azdır. O yalnız yaşamayı tercih edenler büyük ihtimalle mecburiyet içinde olduğu için böyle yaşamayı tercih etmektedir. Yalnızlık hem dünya hayatında hem de ahiret aleminde insan için çok zor bir durumdur. Ondan dolayıdır ki darb-ı meselde denildiği gibi ‘’Yalnızlık Allah’a mahsustur.’’.,Yalnızlık insana hüzün verir, insanı derin düşüncelere sevk eder, insanı farklı alemlere götürür, insanı muhasebe yapmaya yönlendirir. Evet hepimiz öleceğiz ve bu tatlı dünya hayatını terk edeceğiz. Biz gideceğiz ama dünya dönmeye devam edecek, insanlar kendi hayatını  devam ettirecek , herkes yolundan yürümeye, kahkaha atmaya devam edecek. Biz gidince hiçbir iş aksamayacak, hiçbir şarkı yarım kalmayacak, hiçbir şiir eksik olmayacak. O çok sevdiğimiz dost ve akrabalarımız öldüğümüzü belki duymayacak veya çok geç duyacak. Birkaç saniyelik bir ah çekmekten öte bir şey yapamayacak, belki de yapmaya gerek de duymayacak. Yalnız öleceğiz ve yalnız gömüleceğiz. Tüm sevdalarımız, umutlarımız, hayallerimiz, dualarımız, heyecanlarımız yarım ve eksik kalacak. Hiçbir şeyi istediğimiz gibi bitirip sonuca erdiremeyeceğiz. Sen gideceksin ve hayat akmaya, insanlar yaşamaya devam edecek. Senin kıyametin kopmuş olacak. Senin defterin kapanmış olacak. Hayata beraber başladığımız  dostlarla da yollarımız ayrılacak bir bir. Gittikçe artacak yalnızlığımız. Yalnızlık bize çok acı da verecek ama yalnız yaşamak kaderimiz aslında. Bu dünyada da açıkçası yalnız ve kimsesiziz. Çevremizde çok kişiler olabilir ama hiçbiri bize derman da olamayacak , sırdaş da. Yalnızlık hem dünyada hem ahirette , kabirde kaderimizse ne yapmalıyız, nasıl bir çare bulmalıyız ki bize o acı yalnızlığın sıkıntılarını yaşatmasın? İşte bunun yegane çaresi bizi yoktan yaratan, yaşatan ve öldükten sonra da diriltip yeni bir hayat veren Rabbimizi sevmek ve ona hakiki kul olabilmektir.   Evet sadece O’nu razı etmeye çalışmak ve fani insanların teveccühlerinden kaçınmak akıllı insanların işidir. Eğer o razı olsa herkese de seni sevdirir, seni yalnızlık ve çaresizlikten kurtarır. Yalnızlığa da dertlerine de O derman olur. Sen insanların vefasızlığına bakıp üzülme, onlar rabbine verdiği söze bile sahip çıkamadılar. Sözünde sadık olamayıp iblisin tuzağına düştüler. Basiret ve ferasetten yoksun insanların alkışları, teşvikleri, tahrikleri seni aldatmasın. Onlar neye çare oldu ki sana da ferahlık versin? Sen her şeyin sahibi ve her derdin dermanı olan rabbine sığın ve onu razı et. İnsanlara ne yapsan yaranamazsın. Her zaman daha fazlasını isterler, hep senden bir şeyler beklerler. Öyle ise insan sadece yaradana yalvarmalı, onu sevmeli, onu razı etmeye çalışmalı, kendini ona beğendirmeye çalışmalıdır. 
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2026 -Pazartesi

YALNIZ İNSAN YALNIZ HAYAT

İnsan, dünya hayatına başladığı andan itibaren diğer insanlarla birlikte olur. Etrafında başta ailesi, sevdikleri, beğendikleri, bağlı oldukları insanlar vardır. İnsan sosyal bir varlıktır ve tek başına yaşamaya alışkın değildir. İnsanın korkuları, endişeleri, beklentileri, hayalleri, duygu ve düşünceleri vardır. Hiçbir zaman yalnız olmak istemez insanların çoğu. Gerçi son zamanlarda çeşitli gerekçelerle  yalnız yaşayan insanların sayısı artmaya başlamıştır. Fakat yalnız yaşamaktan memnun olanların sayısı çok azdır. O yalnız yaşamayı tercih edenler büyük ihtimalle mecburiyet içinde olduğu için böyle yaşamayı tercih etmektedir.

Yalnızlık hem dünya hayatında hem de ahiret aleminde insan için çok zor bir durumdur. Ondan dolayıdır ki darb-ı meselde denildiği gibi ‘’Yalnızlık Allah’a mahsustur.’’.,Yalnızlık insana hüzün verir, insanı derin düşüncelere sevk eder, insanı farklı alemlere götürür, insanı muhasebe yapmaya yönlendirir.

Evet hepimiz öleceğiz ve bu tatlı dünya hayatını terk edeceğiz. Biz gideceğiz ama dünya dönmeye devam edecek, insanlar kendi hayatını  devam ettirecek , herkes yolundan yürümeye, kahkaha atmaya devam edecek. Biz gidince hiçbir iş aksamayacak, hiçbir şarkı yarım kalmayacak, hiçbir şiir eksik olmayacak. O çok sevdiğimiz dost ve akrabalarımız öldüğümüzü belki duymayacak veya çok geç duyacak. Birkaç saniyelik bir ah çekmekten öte bir şey yapamayacak, belki de yapmaya gerek de duymayacak. Yalnız öleceğiz ve yalnız gömüleceğiz. Tüm sevdalarımız, umutlarımız, hayallerimiz, dualarımız, heyecanlarımız yarım ve eksik kalacak. Hiçbir şeyi istediğimiz gibi bitirip sonuca erdiremeyeceğiz. Sen gideceksin ve hayat akmaya, insanlar yaşamaya devam edecek. Senin kıyametin kopmuş olacak. Senin defterin kapanmış olacak. Hayata beraber başladığımız  dostlarla da yollarımız ayrılacak bir bir. Gittikçe artacak yalnızlığımız. Yalnızlık bize çok acı da verecek ama yalnız yaşamak kaderimiz aslında. Bu dünyada da açıkçası yalnız ve kimsesiziz. Çevremizde çok kişiler olabilir ama hiçbiri bize derman da olamayacak , sırdaş da.

Yalnızlık hem dünyada hem ahirette , kabirde kaderimizse ne yapmalıyız, nasıl bir çare bulmalıyız ki bize o acı yalnızlığın sıkıntılarını yaşatmasın? İşte bunun yegane çaresi bizi yoktan yaratan, yaşatan ve öldükten sonra da diriltip yeni bir hayat veren Rabbimizi sevmek ve ona hakiki kul olabilmektir.   Evet sadece O’nu razı etmeye çalışmak ve fani insanların teveccühlerinden kaçınmak akıllı insanların işidir. Eğer o razı olsa herkese de seni sevdirir, seni yalnızlık ve çaresizlikten kurtarır. Yalnızlığa da dertlerine de O derman olur. Sen insanların vefasızlığına bakıp üzülme, onlar rabbine verdiği söze bile sahip çıkamadılar. Sözünde sadık olamayıp iblisin tuzağına düştüler. Basiret ve ferasetten yoksun insanların alkışları, teşvikleri, tahrikleri seni aldatmasın. Onlar neye çare oldu ki sana da ferahlık versin? Sen her şeyin sahibi ve her derdin dermanı olan rabbine sığın ve onu razı et. İnsanlara ne yapsan yaranamazsın. Her zaman daha fazlasını isterler, hep senden bir şeyler beklerler.

Öyle ise insan sadece yaradana yalvarmalı, onu sevmeli, onu razı etmeye çalışmalı, kendini ona beğendirmeye çalışmalıdır. 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.