Abdulkadir Şanlı
Köşe Yazarı
Abdulkadir Şanlı
 

GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI?

Hayat, dur durak bilmeyen bir tren yolculuğu gibi; her istasyonda birileri iner, birileri biner. Bazen biz o trenden ineriz, bazen de sevdiklerimizin el sallayışını pencerenin buğusundan izleriz. Çoğumuz için "veda" kelimesi, içinde keskin bir sızı ve soğuk bir boşluk barındırır. Oysa veda etmek, sadece bir kapıyı kapatmak değil; o kapının ardında yaşanan her şeyi kalbin en güvenli köşesine mühürlemektir. Veda, Bir "Nokta" Değil, "Virgül"dür İnsan sanır ki veda edince her şey biter. Oysa vedalar, yaşanmışlıkların olgunlaşma evresidir. Bir dosttan, bir şehirden ya da bir alışkanlıktan ayrılırken aslında kendimizin eski bir versiyonuna da veda ederiz. Her veda, içinde bir parça hüzün taşısa da, aynı zamanda yeni bir "merhaba"nın doğum sancısıdır. Toprak, sonbaharda yapraklarına veda etmeseydi, baharın o taze yeşilini kucaklayabilir miydi? Gönül Heybesini Doldurmak Vedaları zor kılan, arkada bırakılanların ağırlığı değil, paylaşılanların kıymetidir. Eğer bir veda canınızı yakıyorsa, bu; orada gerçekten "var olduğunuzun", sevdiğinizin ve sevildiğinizin kanıtıdır. Hiç iz bırakmadan gidilen yollar, aslında hiç yürünmemiş yollardır. Bu yüzden veda anları, bir insanın gönül heybesini kontrol etme vaktidir. "Neler biriktirdim, neler öğrendim, kimleri heybeme kattım?" sorularının yanıtı o son bakışta saklıdır. Gitmenin ve Kalmanın Ötesinde Şairin dediği gibi, "Gitmekle gidilmiyor ki... Gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır." Belki de asıl mesele fiziksel olarak nerede olduğumuz değildir. Önemli olan, veda ettiğimiz yerin hatırasını kirletmeden, o bereketi yanımızda taşıyabilmektir. Güzel veda edebilen insan, yaralarını barışık birer nişan gibi göğsünde taşıyan insandır. Sonuç Olarak; Vedalar hayatın rehabilitasyon sürecidir. Tıpkı kışın toprağın altına çekilen bitkiler gibi, biz de bazen veda ederek kendi içimize çekilir, orada demlenir ve yeniden doğarız. Eğer bugün bir veda eşiğindeyseniz; kaybettiğinize değil, o hikayenin kahramanı olma şansına sahip olduğunuza odaklanın. Unutmayın; en güzel vedalar, arkasında "iyi ki" bırakanlardır.
Ekleme Tarihi: 24 Ocak 2026 -Cumartesi

GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI?

Hayat, dur durak bilmeyen bir tren yolculuğu gibi; her istasyonda birileri iner, birileri biner. Bazen biz o trenden ineriz, bazen de sevdiklerimizin el sallayışını pencerenin buğusundan izleriz. Çoğumuz için "veda" kelimesi, içinde keskin bir sızı ve soğuk bir boşluk barındırır. Oysa veda etmek, sadece bir kapıyı kapatmak değil; o kapının ardında yaşanan her şeyi kalbin en güvenli köşesine mühürlemektir.

Veda, Bir "Nokta" Değil, "Virgül"dür

İnsan sanır ki veda edince her şey biter. Oysa vedalar, yaşanmışlıkların olgunlaşma evresidir. Bir dosttan, bir şehirden ya da bir alışkanlıktan ayrılırken aslında kendimizin eski bir versiyonuna da veda ederiz. Her veda, içinde bir parça hüzün taşısa da, aynı zamanda yeni bir "merhaba"nın doğum sancısıdır. Toprak, sonbaharda yapraklarına veda etmeseydi, baharın o taze yeşilini kucaklayabilir miydi?

Gönül Heybesini Doldurmak

Vedaları zor kılan, arkada bırakılanların ağırlığı değil, paylaşılanların kıymetidir. Eğer bir veda canınızı yakıyorsa, bu; orada gerçekten "var olduğunuzun", sevdiğinizin ve sevildiğinizin kanıtıdır. Hiç iz bırakmadan gidilen yollar, aslında hiç yürünmemiş yollardır. Bu yüzden veda anları, bir insanın gönül heybesini kontrol etme vaktidir. "Neler biriktirdim, neler öğrendim, kimleri heybeme kattım?" sorularının yanıtı o son bakışta saklıdır.

Gitmenin ve Kalmanın Ötesinde

Şairin dediği gibi, "Gitmekle gidilmiyor ki... Gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır." Belki de asıl mesele fiziksel olarak nerede olduğumuz değildir. Önemli olan, veda ettiğimiz yerin hatırasını kirletmeden, o bereketi yanımızda taşıyabilmektir. Güzel veda edebilen insan, yaralarını barışık birer nişan gibi göğsünde taşıyan insandır.

Sonuç Olarak;

Vedalar hayatın rehabilitasyon sürecidir. Tıpkı kışın toprağın altına çekilen bitkiler gibi, biz de bazen veda ederek kendi içimize çekilir, orada demlenir ve yeniden doğarız. Eğer bugün bir veda eşiğindeyseniz; kaybettiğinize değil, o hikayenin kahramanı olma şansına sahip olduğunuza odaklanın.

Unutmayın; en güzel vedalar, arkasında "iyi ki" bırakanlardır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.