Toplum olarak görünmez bir kuşatmanın altındayız. Etrafımız; diliyle ahlak destanları yazıp, kalbiyle ihanet kuyuları kazanların istilasına uğramış durumda. Sokakta, iş yerinde, ekranlarda ve en acısı dost meclislerinde bir "İyi Polis" tiyatrosudur oynanıyor. Ama bu oyunun perdesi kapandığında geriye kalan tek şey; darmadağın olmuş güven duygusu ve çürümüş bir toplumsal yapı.
Ahlak Tacirleri ve Maskeli İhanetler
En gür sesle "ahlak" diyenlerin, kapalı kapılar ardında en büyük ahlaksızlıkların başrolü olması artık bir istisna değil, neredeyse bir kural haline geldi. Kendine rehberlik vasfı biçen bu zatlar, topluma erdem dersi verirken kendi çıkarları için en yakınlarını kurban etmekten çekinmiyorlar. İhaneti bir "strateji", arkadan bıçaklamayı ise "hayatta kalma becerisi" olarak gören bu zihniyet, toplumun genetiğiyle oynuyor.
Tilkinin Kurnazlığı, Kurdun Postu
Eski bir deyiş vardır: "Tilki, kurda tuzak kurmaya kalkarsa ormanda nizam bozulur." Bugün tam da bu nizamsızlığın içindeyiz. Kurnazlığı zekâ, sinsiliği ise yetenek sanan bir güruh türedi. Bunlar; yüzünüze gülen, omzunuza elini atan ama ilk fırsatta ayağınızın altındaki halıyı çekmek için pusuda bekleyen modern zaman tilkileridir. "İyi polis" rolüne bürünüp adaletten dem vururlar ama ellerindeki terazi sadece kendi hırslarını tartar.
Gerçek şu ki: Bir toplumun çöküşü ekonomik krizlerle değil, dürüstlüğün "enayilik", sinsiliğin ise "akıllılık" olarak kabul görmesiyle başlar.
Bu Çürüme Nereye Kadar?
Bu zehirli iklim, en saf duyguları bile kirletiyor. İnsanlar artık birbirine "Acaba ne çıkarı var?" diye bakıyor. Tilkilerin kurt postuna büründüğü, hainlerin sadakat dersi verdiği bir yerde samimiyet can çekişir. Toplumu bozan, sadece kötü insanların varlığı değil; bu kötülerin "en iyimiz" gibi davranarak baş köşeye kurulmasıdır.
Artık bu maskeli baloya bir son vermenin vakti geldi de geçiyor. Sahte ahlakçıların maskesini düşürmek, tilkilere geçit vermemek ve "iyi polis" görünümlü cellatları teşhis etmek zorundayız. Çünkü güvenin olmadığı bir toplumda, geriye kalan her şey koca bir hiçtir.
Unutmayın; tilkinin dostluğu, kümesi bulana kadardır!
